Bir Soru ?

Komik bir soru vardır biliyorsunuz. Hayatınızın soundtrack ini seçme şansınız olsa hangisini seçersiniz?

Bu soruyu eğer ben soruyor olsaydım bir dizi de karakter olmak isteseniz hangi karakter olmak isterdiniz? Diye sorardım. Bakın dizi diyorum ısrarla her ne kadar film izlemeyi seviyor olsam bile eğer seçme şansım olursa her zaman diziyi seçerim.

Soundtrack sorusu için aklıma gelen bir kaç şarkı var ama sadece bir tanesi asla yeterli olmaz sanırım . Ama illa ki seçmem gerekse Coldplay den Viva la Vida yi seçerdim sanırım . Hem dramatik bir şarkı seçip daha da moda girmenin bir anlamı yok hem de bu şarkının hissi bende hep yüksek enerji umut etmek heyecanlanmak gibilerine vesile olduğu için . Peki eğer soru bir dizi ya da film olsaydı?

Bu soru benim için yanıtlaması çok kolay çünkü içeriğine gerçekten güvendiğim inandığım izlemekten asla bıkmadığım obsesifler gibi bazı bölümlerde takılı kaldığım bir dizi.

Bunu size daha önce anlattım aslında. Sons of Anarchy benim bu hayatta izlerken tatmin olduğum dizidir açık ara. Bayılarak izlediğim diğer dizilere haksızlık etmek istemem ama bu dizi benim için böyle. Şurada uzun anlattım zaten .Kendimi tekrar etmeyeceğim o yüzden ama hem müzikleri hem karakterleri yaşadıkları ortam suç sadakat o Rock n Roll hayat tam olarak benim istediğim sanırım. Diğer taraftan merak etmeden duramıyorum…

Sizin en sevdiğiniz orda olmak istediğiniz özel bir karakterde can bulmayı düşlediğiniz ya da keşke hayatımın geri kalanını şu karakter
olarak geçirebilsem dediğiniz biri var mı? Varsa eğer benimle paylaşır ilham olursanız eğer çok mutlu olurum.

Geceniz güzel olsun 🙂

BIG LITTLE LIES 2. Sezon Geliyor Mu?

 

Netflix’in 8 bölümlük mini bir dizi olarak tasarladığı bu dizi  beklenenden daha fazla başarılı olunca dizinin devam kararı alıp almayacağı merakla beklenir olmuştu.

Yapımcılar ve kanal her ne kadar çok istekli olsalar da yönetmenin çok da istekli olmadığı bilgisi gelmiş .Böyle bir kadro oluşturup böyle bir senaryonun yolunun açık olduğunu göremedikleri için bu söylenti bile beni hayal kırıklığına uğrattı. Zira dizi bittiğinde boşluğa düşmüş daha fazla izlemeyi dilemiştim ve devamının gelmeyeceğini öğrendiğimde ciddi hayal kırıklığı yaşadım fakat Netflix’in böyle başarılı olacağı yüzde bir milyon olan bir dizide en baştan neden böyle bir karar almadığını sorguluyor insan. Bu pazarlama stratejisi de olabilir tabi ki işe yaradığı çok açık .

İhtimalse dahi çıkması halinde balıklama atlayacağıma yemin edebilirim çünkü diziyi ayrı sevmiştim ama sountracklari beni benden almıştı zaten şurda da uzun uzun anlatmıştım dizi hakkındaki fikirlerimi. Açık ara dinlediğin en iyi soundtrackli dizi olabilir bu dizi ve gerçekten görsel bir şölen hem kadrosu ile hemde çekimleri ile.

Haberler kesinleştiğinde buradan yine yayınlayacağım ama izlemeyenlere çok vakitlerini almayacak olan  8 bölümlük bu şahane diziye hemen başlamalarını tavsiye ederim.

 

 

Sevgiler..

 

Girlboss Dizi İncelemesi

 

Dünyanın en sempatik baş rollerinden birini izlediğimiz yine Netflix şahanelerinden Girlboss ı konuşalım hadi. 90 ları özlediyseniz bu dizi tam size göre !

Dizi ya da film izlerken sevdiğim şeylerden biri gerçek hayattan uyarlama olmasıdır.  Sophıa Amoruso’nun aslında dibe vurduğu bir dönemde ebay de vintage kıyafet satarak milyon dolarlık bir moda imparatorluğunun ilk adımlarını atmasını izliyoruz. Kitaptan esinlenilerek hayata geçirilen dizi ortalama yarım saatlik 13 bölümden oluşuyor.

Dizide neler görüyoruz aslında diye sorarsanız;

Ne yapacağına karar verememiş bu hayatta tam olarak ne istediğini bilemeyen herkesin kendinden bir şeyler görebileceği 27 yaşında bir genç kız , onu her zaman motive eden karşısında değil yanında duran en yakın arkadaşı ve onun da başrolle beraber iniş çıkışları, 90 arın tatlılığı , ilham bulma çabaları çok çalışmak vs diye listeyi uzatabiliriz.

Dizi herkesin hayatına dokunan inişleri çıkışları olan aradıklarını bullmaya çaışanara illham olabilecek nitelikte. İlk sezonun sonuna baktığımızda o da çabalayan her genç kız gibi kalbi kırılan ama yola çıktığı ilk zamanlara göre daha sakinleşmiş  olduğunu görüyoruz ve çabaları sonuç verdikçe bizer de onunla birlikte seviniyoruz.

Sizi bilmem ama bana bir şeyler katan ve ilham veren şeyleri izlemeye bayılıyorum. Bu sebeple de 2. sezonun merakla beklediğim bir dizi oldu.

Sizlere de iyi seyirler dilerim.

BIG LITTLE LIES kalp BEN

İzlediğim en ama en keyifli diziler listesinde ilk beşte olabilecek bu diziye tanıştırmak istiyorum sizi.

Avustralyalı yazar Liane Moriary’nin aynı adlı çok satan romanından uyarlanan Big Little Lies en başta hepsinin anne olması vurgulanan dışarıdan mükemmel hayatlar yaşadığı sanılan 3 kadının bir cinayet ile yollarının kesişmesi üzerine şahane bir görsel sunuyor bizlere.

7. bölümde dizi final yapıyor ve bu sizi biraz şoka sokabilir. Kesinlikle çok kısa ve daha fazla izlemek istemeniz çok normal.

Diziyi kadrosu kesinlikle çok iyi bununla igili bişey söylenemez zira Holywood’un en güzel kadınları diyebileceklerimizi kadroya dahil etmişler. Öyküsü çok tatlı hafif gizemli (benim en başta bu gizemle ilgili bir fikrim vardı ve haklı çıktımJ) ve o evler…

Aman Allah’ım o evlerle ilgili bir hafta kadar konuştum sanırım. Keşke herkesin böyle evlerde oturabilme şansı olsaydı eminim hayatlarımız çok farklı olurdu. O manzaralara bakıp da gerginlik falan kalması imkansızdır diye düşünüyorum.

Ve belki de bazen dizinin önüne geçen müthiş soundtracklerden bahsetmeden olmaz.

Bir film ya da dizi izerken, izlediğinden keyif almanın yanında sanırım en güzel bonus sanırım bu dinlediğimiz soundtrackler. Kesinlikle çok müthiş seçimler yapılmış çok güzel coverlar eklenmiş. Kısacık bir dizi ne kadar dolu olabilirse o kadar doldurmuşlar .

İzlemesi çok kolay, özellikle takılmak iyi vakit geçirmek için kısa bir dizi arayışında iseniz muhakkak öncelikli yer vermenizi tavsiye edebieceğim bir dizi. Dizi bittiğinde aradan zaman geçtiğinde belki aklınızda kalan çok bişey olmaz ama müzikerini dinleyip o müthiş manzaraları düşünerek yüzünüzde bir tebessüm bırakır belki.

 

İyi seyirler J

Sons of Anarchy

 

‘There is a house in Charming Town

They call the Rising Sun’

Diyerek yazıya başlamak istiyorum.

İzleyenler hemen anladı izlemeyenler için WHITE BUFFALO eşliğinde yazıyı okumalarını tavsiye ederim.

Öyle bir motorsiklet çetesi düşünün ki üyeleri birbirlerine sarılarak seni seviyorum desin ,

Öyle bir dizi düşünün ki içinde rock’n roll,dostluk,aile,sadakat,çete,suç aksiyon,macera,dram gibi kavramların hepsini işlesin

Öyle bir soundtrack düşünün ki hangi şarkının daha güzel olduğuna karar verilemeyecek cinsten

Öyle karakterler düşünün ki daha önce hiç izlemediğiniz türden

Bu liste böyle uzar gider.

Dizi açık ara en sevdiğim dizidir bunu çok açık söyleyebilirim. Biri sorduğunda hiç düşünmeden cevap verdiğim nadir sorulardan biridir.

Diziye başadığımda çok sıkıldıgımı hatırlıyorum ilk sezonun biraz zor olduğunu söylemek gerekiyor. Ama ilerledikçe o ailenin bir bireyi gibi oluyorsunuz ve götü başı satıp hemen bir Harley almak istiyorsunuz. Dizi bu etkide çok açık .

Game of thrones un yıllar içinde asıl karakterlerinı öldürerek şan şöhret olma halinin atası olarak nitelendirebiliriz bu diziyi. Zira GOT da uygulanan bu politika yıllar önce sevgili Kurt Sutter tarafından çokça eleştirimesine rağmen uygulanmıştır.

Bu diziyi izlerken Gemma diye bir karakter var ki yazarken destur çekme ihtiyacı duyuyorum .

Hayatımda izlediğim açık ara en iyi dişi alfa karakterini bu dizide izledim. Hali tavrı duruşu asilliği anneliği karılığı zekilikleri aptallıkları… Yani o kadar çok şey yazabilirim ki hakkında o derece hayranım .Yazarımız Kurt Sutter in gerçek hayattaki eşi olduğu için mi bu kadar mükemmel bir rol onun oldu diye vakti zamanında sorgulamışlığım var ama müthiş oyunculuğu bu sorunun cevabını veriyor.

Dizi bittikten sonra benzer bir cekete sahip oduğumu dolapta hiç kullanılmamış olarak sakladığımı itiraf edıyorum.Manyaklık degil mi olumm ;/

Yazıyı bitirirken sevgili jax i anmadan olmaz onun bu güzel sözleriyle bu güzel diziyi böylece anmış olalım,

”yolda 150 kilometre ile giderken her şey farklı bir hâl alır. egzozlar tüm gürültüyü boğar. motor kalp hızında titreşir. görüş alanın tek anlıktır. ve bir bakarsın yolun üstünde değil, içindesindir. onun bir parçası olmuşsundur. trafik, manzara, polisler… hepsi esen rüzgâra karşı duran karton mankenlere dönüşürler. bazen bu duyguyu unuttuğum oluyor. bu yüzden uzun yola çıkmayı seviyorum. tüm sorunların, hayatın tüm gürültüsü yok oluyor. yolunun üstündekiler dışında hiçbir şey seni ilgilendirmiyor. belki de benim için bugünün dersi budur: bu küçük anlara sımsıkı sarılmak, onlara gereken değeri vermek. ne de olsa onlardan fazla kalmadı.. senin bu hâle düşmeni hiç istemem. seni mutlu edecek şeyleri bulmak bu kadar zor olmamalı.”

Sense 8 3. Sezon Geliyor Mu?

Sense 8 3. Sezon Geliyor Mu?

Benim de sıkı takipçisi olduğum Netflix in popüler dizilerinden Sense 8 bu yılın başında iptal edilmişti ve dizi maliyetlerinin çok yüksek olduğu gerekçesi ile 3. Sezonun çekilmeyeceğini bildirmişlerdi.

2.sezonun herkesi merakta bırakan sezon finali ve hayranlarını büyük hayal kırıklığına uğratan 3. Sezonun çekilmeyeceği açıklaması dizinin hayranları tarafından  büyük tepki ile karşılandığında Netflix geri adım attı .

Dizinin yapımcısının verdiği röportajda bütçenin çok bulunmasına rağmen yeni sezon için senaryo çalışmalarına başlanıldığı haberini verdi.

 

Üçüncü bir şahıs gibi konuşan Lana; “O şu an yazıyor çünkü hayranlarının diziye daha fazla hayran katmaya çalıştığının farkında. Lana devam ediyor ve kocaman bir üçüncü sezon yazıyor.” dedi.

Yani yeni bir sezon olabilir mi? Hayranların tekrardan ses çıkarma vakti geldi!

Netflix’in diziye son bir iki saatlik bölüm çekeceği haberi patlak verdiğinde Wachowski hayranlar için;

“Dizi için yazılan tutkulu mektuplar, verilen dilekçeler ve topluca çıkarılan ses kimsenin beklediği bir şey değildi.” betimlemesinde bulunmuştu.

“Netflix’in (inanın bana onlar da diziyi çok seviyor fakat sayılar oldukça meydan okuyucu.) seneye iki saatlik özel bir bölüm yayınlayacağı haberi beni gerçekten tatmin etti.”

“Bu deneyim bana şunu öğretti, ne olacağını ASLA bilemiyorsunuz.”

Alıntı: Gmag

 

Modern Zamanların Sex and the City’si ; Girls

Lena Dunham ın yazdığı, başrolünü üstlendiği bazen yönettiği modern zaman Sex and the City si diyebileceğimiz , aşk ,sevgililer , eski sevgililer , arkadaşlıklar ,New York hayalleri sonrasında gerçeğe dönüşmesi gibi konuları işleyen 6 sezonluk zaman zaman onlarla üzülüp çoğunlukla çok güleceğiniz türden bir dizi.

Lana Dunham’ın kilo problemi olmasına rağmen rahatlığı öz güveni izleyenlerde güzellik algısının dış görünüşle ilgili olmadığına dair algı değişimi yaratabilir. Ki bu da günümüzde sıkça konuşulan güzellik algılarını yıkmak adına çok faydalı bir girişimdir.

Dizi de karakterler o kadar güzel işleniyor ki sizin de aralarında olma isteği duyacağınız sahneler muhakkak olacaktır. Karakterlerin hayatlarındaki inişler çıkışlar çözümleri bazen de çözümsüzlüklerinde kendinizde çok şey bulacağınıza eminim.

Bu dizide sevdiğim şey sanırım karakterleri bir idol bir örnek olarak gösterme çabasında olmamaları. Aynı günlük hayatlarımızdaki gibi. Bazen işer yolunda gitmiyor yanlışlar yapılıyor yapılmaması gerekenler başına iş açacağını bildiğin halde yaptıkların sonucunda çatışmalar kavgalar… Ama sonuç olarak yargılama yok Hepimizin hayatında olduğu gibi bazı yanlışlar birden çok kez yapılabilir ama önemli olanın yanımızdaki insanların yargılamaktan ziyade buna bir çözüm arayışı içinde olmalarıdır. Dizi beni tam olarak bu noktada yakaladı.

6 Sezonun bir solukta izlenebileceği hiç yormayan iyi vakit geçirmek isteyenler için pişman olmayacakları bir seçim olacaktır.

Keyifli seyirler