Bir Soru ?

Komik bir soru vardır biliyorsunuz. Hayatınızın soundtrack ini seçme şansınız olsa hangisini seçersiniz?

Bu soruyu eğer ben soruyor olsaydım bir dizi de karakter olmak isteseniz hangi karakter olmak isterdiniz? Diye sorardım. Bakın dizi diyorum ısrarla her ne kadar film izlemeyi seviyor olsam bile eğer seçme şansım olursa her zaman diziyi seçerim.

Soundtrack sorusu için aklıma gelen bir kaç şarkı var ama sadece bir tanesi asla yeterli olmaz sanırım . Ama illa ki seçmem gerekse Coldplay den Viva la Vida yi seçerdim sanırım . Hem dramatik bir şarkı seçip daha da moda girmenin bir anlamı yok hem de bu şarkının hissi bende hep yüksek enerji umut etmek heyecanlanmak gibilerine vesile olduğu için . Peki eğer soru bir dizi ya da film olsaydı?

Bu soru benim için yanıtlaması çok kolay çünkü içeriğine gerçekten güvendiğim inandığım izlemekten asla bıkmadığım obsesifler gibi bazı bölümlerde takılı kaldığım bir dizi.

Bunu size daha önce anlattım aslında. Sons of Anarchy benim bu hayatta izlerken tatmin olduğum dizidir açık ara. Bayılarak izlediğim diğer dizilere haksızlık etmek istemem ama bu dizi benim için böyle. Şurada uzun anlattım zaten .Kendimi tekrar etmeyeceğim o yüzden ama hem müzikleri hem karakterleri yaşadıkları ortam suç sadakat o Rock n Roll hayat tam olarak benim istediğim sanırım. Diğer taraftan merak etmeden duramıyorum…

Sizin en sevdiğiniz orda olmak istediğiniz özel bir karakterde can bulmayı düşlediğiniz ya da keşke hayatımın geri kalanını şu karakter
olarak geçirebilsem dediğiniz biri var mı? Varsa eğer benimle paylaşır ilham olursanız eğer çok mutlu olurum.

Geceniz güzel olsun 🙂

Youtube Makyaj Kanalı Tavsiyesi ” Yağmur Vardar”

Bugün istedim ki youtube da makyaj videosu izlemeyi seven ama faydasız onlarca kanal arasında istediği bulamayanlar için bir kanal önerisi yapayım.

Yağmur Vardar bildiğim kadarıyla Bahceşehir Üniversitesi’nde yazılım üzerine öğretim görevlisi teknolojiye meraklı, her kadın istedigi gibi iyi görünmek ve iyi yaşamak üzerine tavsiyeleri ve uygularimalari ile dikkat çeken genç bir bayan arkadaşımız.

Bir kadın olarak teknoloji sektöründe var olması ve bir kadın olarak bunarı yaparken iyi görünmek konusunda genç arkadaşlarımız için güzel tavsiyeler verdiğini söyleyebilirim. İzleyici kitlesinin gençlerden oluştuğunun farkında ve içeriklerini çoğu zaman bunu dikkate alarak hazırlıyor.

En beğendiğim yönü ise kanalda sponsorlu içerik paylaşmıyor. Bir çok youtober in yaptığının aksine bildiğim kadarıyla o bu yöntemi seçmiyoruz ve bu sebeple de yorumlarını daha samimi bulduğumu söyleyebilirim. Abonelerinin görüşlerini dikkate alıyor ve gelen tepkileri değerlendirdiği videolarından sıkça görünüyor.

Vizyonunu çok beğendiğim genç arkadaşımızı tebrik ediyor sizlere de iyi seyirler diliyorum 🙂

https://youtu.be/TZgxwNd4VE4

Youtube Kanalı Tavsiyesi ‘ERKEK KANALI’

 

Hepimiz Youtube da video izlemeye bayılıyoruz bu bir gerçek. Ama neler izliyoruz bu konuda bir kaç söyleyeceğim var.

Bu işi iyi yapanların az çoğunluk olmasına rağmen kendisini fark ettiren ve verdikleri bilgiler ile aralarından sıyrılmayı başaranlar var olmasına var.

Özelikle bir  bayan olaral makyaj videolarına ithafen şunları söyleyebilirim;  bu konuda bilen ve bilmeyen insanların ürün incelemesi yapıp uzman kesimesi, çok fazla bilgi kirliliği yaratması beni çok rahatsız ediyor ve bu youtuber arkadaşların lansmandan lansmana koşup bu sırada sosyalleşip çok yoğun izlenimi vermeleri,bunları sürekli vlog ve storylerle gözümüze sokmaları çok irite edici bence.

Seyirci gözü ile şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki benim gözümde bir çoğu beleşçiden öte değil. İşi hakkıyla yapanları tenzih ederim tabi ki bu bir sektör ve para kazanmak isteğinde olmaları çok normal ama her gün başka marka ile anlaşıp o markaların ürünlerini övmeleri hiç samimi gelmiyor. Ürün tanıtımı tabi ki yapsınar ama insanları salak yerine koymadan ve bu tüketim algısını geliştirmek yerine bunu kontrollü nasıl kullanılacağı üzerine çalışma yapsalar çok daha başarılı olurlar.

Bir çok youtuberın izeyici kitlesi ergenlerden oluşuyor. Onlara vermeleri gereken bakımlı olup güzelleşirken bu hayatta bir amaçları olması ve bu amaçlar için yol gösterici olabilecekleri izlenimi bırakmak olmalı gibi geliyor bana. Diğer türlü her hafta indirime giren drug store ürünlerini konuşarak bunları nasıl tüketmek gerektiği ile ilgili onların fikirleri çok önemli değil zira bütçesi , merakı olan gidip araştırıp bu bilgilere rahatlıkla ulaşabilir.

İnsanlara verdiğimiz tavsiyelerin bir değeri olmalı ,bize sadece tüketmeyi öğreten bu insanların bu kadar izlenmesi bir şekilde tehlikeli çünkü yaşça küçük olanların algısı çok farklı, onlara sadece iyi görünerek bu hayatta var olamayacaklarını bir şekilde anlatmak zorundayız ve bu tüketim algısının önüne geçip nasıl üretime geçeceğimizi anlatmak zorundayız. Bu belli yaştaki herkesin sorumluluğu olmalı ki sonrasında toplu taşımada avm de gördüğümüz ergenlere kafamızı çevirip de yeni nesil ne biçim deme hakkımız olamaz. Tek başımıza bir etki yaratamayız belki ama algımız değişirse kalabalıklarımızla bir çok şeyi değiştirebiliriz.

Bugün önereceğim youtube kanalı öncelikle ergenlik döneminde olan ama her yaşa hitap eden özellikle erkek kardeşlerimizin izlemesini önerdiğim ‘ERKEK KANALI’. İçeriklerinde bir çok önemli noktaya değinmeye çalışan güzel bir ekibin oluşumu. Hepsi kendi alanında başarı 4 adamın bir araya gelerek temelde makul bir erkeğin nasıl olması üzerine muhabbetlerin geliştiği Can Çelikay’ın güzel sunumu ile eğlenceli bir kanal. Buradan ekip üyelerine selam olsun çabalarını her zaman takdir ediyorum.

İyi seyirler

 

BIG LITTLE LIES 2. Sezon Geliyor Mu?

 

Netflix’in 8 bölümlük mini bir dizi olarak tasarladığı bu dizi  beklenenden daha fazla başarılı olunca dizinin devam kararı alıp almayacağı merakla beklenir olmuştu.

Yapımcılar ve kanal her ne kadar çok istekli olsalar da yönetmenin çok da istekli olmadığı bilgisi gelmiş .Böyle bir kadro oluşturup böyle bir senaryonun yolunun açık olduğunu göremedikleri için bu söylenti bile beni hayal kırıklığına uğrattı. Zira dizi bittiğinde boşluğa düşmüş daha fazla izlemeyi dilemiştim ve devamının gelmeyeceğini öğrendiğimde ciddi hayal kırıklığı yaşadım fakat Netflix’in böyle başarılı olacağı yüzde bir milyon olan bir dizide en baştan neden böyle bir karar almadığını sorguluyor insan. Bu pazarlama stratejisi de olabilir tabi ki işe yaradığı çok açık .

İhtimalse dahi çıkması halinde balıklama atlayacağıma yemin edebilirim çünkü diziyi ayrı sevmiştim ama sountracklari beni benden almıştı zaten şurda da uzun uzun anlatmıştım dizi hakkındaki fikirlerimi. Açık ara dinlediğin en iyi soundtrackli dizi olabilir bu dizi ve gerçekten görsel bir şölen hem kadrosu ile hemde çekimleri ile.

Haberler kesinleştiğinde buradan yine yayınlayacağım ama izlemeyenlere çok vakitlerini almayacak olan  8 bölümlük bu şahane diziye hemen başlamalarını tavsiye ederim.

 

 

Sevgiler..

 

BIG LITTLE LIES kalp BEN

İzlediğim en ama en keyifli diziler listesinde ilk beşte olabilecek bu diziye tanıştırmak istiyorum sizi.

Avustralyalı yazar Liane Moriary’nin aynı adlı çok satan romanından uyarlanan Big Little Lies en başta hepsinin anne olması vurgulanan dışarıdan mükemmel hayatlar yaşadığı sanılan 3 kadının bir cinayet ile yollarının kesişmesi üzerine şahane bir görsel sunuyor bizlere.

7. bölümde dizi final yapıyor ve bu sizi biraz şoka sokabilir. Kesinlikle çok kısa ve daha fazla izlemek istemeniz çok normal.

Diziyi kadrosu kesinlikle çok iyi bununla igili bişey söylenemez zira Holywood’un en güzel kadınları diyebileceklerimizi kadroya dahil etmişler. Öyküsü çok tatlı hafif gizemli (benim en başta bu gizemle ilgili bir fikrim vardı ve haklı çıktımJ) ve o evler…

Aman Allah’ım o evlerle ilgili bir hafta kadar konuştum sanırım. Keşke herkesin böyle evlerde oturabilme şansı olsaydı eminim hayatlarımız çok farklı olurdu. O manzaralara bakıp da gerginlik falan kalması imkansızdır diye düşünüyorum.

Ve belki de bazen dizinin önüne geçen müthiş soundtracklerden bahsetmeden olmaz.

Bir film ya da dizi izerken, izlediğinden keyif almanın yanında sanırım en güzel bonus sanırım bu dinlediğimiz soundtrackler. Kesinlikle çok müthiş seçimler yapılmış çok güzel coverlar eklenmiş. Kısacık bir dizi ne kadar dolu olabilirse o kadar doldurmuşlar .

İzlemesi çok kolay, özellikle takılmak iyi vakit geçirmek için kısa bir dizi arayışında iseniz muhakkak öncelikli yer vermenizi tavsiye edebieceğim bir dizi. Dizi bittiğinde aradan zaman geçtiğinde belki aklınızda kalan çok bişey olmaz ama müzikerini dinleyip o müthiş manzaraları düşünerek yüzünüzde bir tebessüm bırakır belki.

 

İyi seyirler J

STALK DEĞİL ‘STOLK’

Youtube Türkiye’nin stalk yapılamayacak tatlılıkta,hemen abone olunası kanalını konuşalım biraz.

 

TV izlemeyi uzun zaman önce bıraktım. Bunu akıl fikir sağlığım için bizzat karar vererek uyguladım. Zira bana kattığı hiçbir şey şey olmadığını fark etmem uzun zaman almadı bunun hep farkındaydım ama karşısında hiçbir şey yapmadan oturduğumda da beni aşağıya çektiğini fark ettim. Yani hiç mi açmıyorsun derseniz eğer en fazla müzik kanallarını bazen evde gürültü olması amacıya açıyorum.

Bunun yerine online dünya derya deniz, istediğimi seçme özgürlüğüm olduğunu biliyorum bunun farkındayım bu sebeple de ne izleyeceğime kendim karar veriyorum. Bu kimi zaman  eski unuttuğum bir tv serisi oluyor kimi zaman takip ettiğim bir dizinin yeni bölümü oluyor. Özellikle beni meşgul eden bir işim oduğunda aynı TV mantığıyla ben işimi görürken sevdiğim bir şeylerin ekranda oynamasını seviyorum . Bu zamanarda da Youtube kurtarıcım oluyor.

Izlediğim takip ettiğim çok fazla şey var bunları sizlerle de paylaşmak istiyorum çünkü bana vizyon katan tarzlarını kendime yakın bulduğum kişileri takip ediyorum genelde. Bunarın başında da STOLK geliyor.

Tereddütsüz youtube dan hemen takibe almanızı tavsiye ederim. Güldürürken düşündüren, hiciv sanatını hakkıyla icra eden güncel olaylara karşı tepkilerinin paylaşıldığı güzel bir ekibin çalışmasıyla ortaya çıkmış süper bir oluşum.

Günümüzde sosyal medya da bir takım şeylerin eleştirilmesi ne kadar zor farkındasınızdır. Bu adamların yapmaya çalıstıkları tam da bu zamanlarda bazı uyanışlar sergilememiz bazı özverilerde bulunmamız gerektiği. Bu kanaldan alacağınız hiçbir şey yoksa bile en kötü ihtimalle sunucunun süperliği ile iyi vakit geçirirsiniz bu yüzden bakmanızı şiddetle tavsiye ederim .

Şimdiden iyi seyirler

5 MAYMUN HİKAYESİ

Pek alinti hikaye paylasmak adetim degildir ama geçenlerde bitirdigim Azra Kohen Sarızeybek’in Fi-Çi-Pi kitap serisinden aklimda kalan beni üzerine uzunca düşündüren bir hikayeyi paylaşmak istedim. Fi-Çi-Pi kitaplariya ilgili yazima surdan goz atabilirsiniz ….. zira okumasinin kolayligi bonusu ile hem cok guzel bir ask hikayesi okursunuz yaninda da bir cok bilgi edinip bir kitapta aradiğınız içeriğin fazlasina sahip olursunuz.

5 MAYMUN HİKAYESİ

Kafesimizin icinde 5 maymunumuz tepede hepsine fazlasiya yetecek kadar muz ve bir adet merdivenimiz bulunuyor. Maymunlardan her biri sirayla tepedeki muza ulaşmak icin merdivenle yukari cikmaya çalişir fakat ne zaman muzlara yaklaşsalar soğuk su ile islatılırlar. Tekrar ve tekrar denerler ama hepsi sırılsıklam olmuştur. Maymunlardan birini dışarı alırlar ve yerine başka bir maymun koyarlar. Yeni gelen maymun heyecanla merdivene koşar yukarı çıkmak ister ama diğer maymunlar onu engeller ve onu dövmeye başlarlar. Islanan diğer maymunlardan birini disari alip yeni bir maymunu kafese koyarlar , maymun hemen muza ulaşmak için merdivene koşar fakat diğer maymunlar onu engeller ve dövmeye başlar en çok döven de ilk yeni maymundur.Islak maymunlardan 3. sü de değistirilir yeni gelen maymunu yine döverler. En başta ıslanan maymunları da degistirirler ve ritüel devam eder.

Artık maymunlardan muza ulaşmak isteyenleri neden dövdüklerini bilen yoktur. Tepelerinde hepsine yetecek kadar muz ve merdiveneri olmasına rağmen hiç biri merdive yaklaşmaz. Çünkü kurallar daha önce belirlenmis adeta bir sürü gibi konulmuş kuralları yargılamadan onlara uyar hale gelmişlerdir. Yapacaklarının sorumluluğunu almak isteyenlere bile engel olunup önleri kesilir hale getirmişlerdir.

Basitçe kendimizi dönüp değerlendirme yapmamız gereken bölüm tam da burası. Neden yaptiğini bilmediğin ama hayatta kalmani sagladığına inandığın düşüncelerin , sorgulamayı çoktan birakmana sebep olmuş hayat tarzina bir katkisi olmasini umarim.

BABALA TV :)

Budabi TV eski adıyla BABALA TV

Son günlerde ciddi anlamda takıldığım, neredeyse tüm youtube videolarını silip süpürdüğüm bır youtube kanalından bahsetmek istiyorum.

Kanalı izlerken ne kadar eğlendiğimi anlatamam ama insanda arka arkaya izleme isteği uyandırıyor dıyeyim siz anlayın.

Fikir olarak aslında hicivden çıkmış olduğunu düşündüğüm tatlı sunuculari Oğuzhan Uğur’un bazen ciddi konuşmalar yapıp unuttuğumuz şeyleri hatırlatması bazen muhabbeti sulandırması daha sonra tekrar geyiğe bağlaması ama her şeyden önemlisi bütün bu geyiklerin içinde genç arkadaşlara vermek istedikleri mesajlara odaklanmak grekiyor.

Bu tip olayları nereye çekersen oraya gider, eğer kanalı izlerken sadece geyik görmek isterseniz geyik görürsünüz Güzel kızlar varmış orda bi bakıp çıkayım derseniz yine siz bilirsiniz,faydalı bilgileri almak isterseniz yine sizin görüşünüzdür. Sonuç olarak herkes kapasitesi kadarını anlarJ

Aşağıya sevdiğim videolarından birini ekliyorum. İzlerken keyif almanız dileğiyle.

https://youtu.be/yKIRHzZmj_g

 

İngilizce Konuşmak İstiyor Ama Konuşamıyor Musunuz ?

Onca kursa gittin evde kendin çalıştın özel ders aldın öğrendin belki ama pratiğe ihtiyacın var. Bir sürü uygulama indirdin yakınlarınla pratik yapmayı denedin vs. Olmadı mı ? Belki de oldu .

Öncelikle aynı süreçlerden benim de geçtiğimi süreçlerin doğru olduğunu temelde ingilizce öğrenmenin kişinin kendi çabası ile ilgili olduğuna inananlardanım .

Lise üniversite özel dersler kurslar… Bunların hepsini bende denedim evet doğru öncelikle oturtmamız gereken bilgiler var ve bunun için oturup çalışmamız gerekiyor.

Peki bunların hepsini yaptım ama hala öğrenemedim hala konuşamıyorum diyenleriniz için de şunu diyebilirim; Kesinikle eksiklerin var bu grameriniz de olabilir ya da pratiğimizde olabilir.

 

Her şeyi yaptınız ama konuşamıyorsanız kesinlikle pratikle ilgili sorununuz var bunu da halletmenin bir kaç yolu var ki bunlar ;

Ayna karşısında belli diyalogları kendiniz çalışmak .

Bu konuda iyi olduğu düşündüğünüz birini esir almak.

Metropol de yaşıyorsanız her gördüğünüz turistle muhabbete dalmak .

İmkanınız varsa muhakkak yurt dışına gitmek ki bu en hızlı yöntemdir .

Dizi izleyin film izleyin bunlar dublajsız olsun falan bunları hiç söylemiyorum bile.

 

 

Dil öğrenme sırasında en buyuk yaşanan sıkıntı kişinin utanması hata yapacağını düşünmesidir . Bu konuda rahat olmak gerek. Etrafınızda sürekli sizi düzeltmeye çalışan insanları da dikkate almayın. Bu konuya ayrıca garezim olduğu için ayrı bir yazım bulunuyor şuradan bakabilirsiniz …………

 

Konuşmaya başlayabilmeniz için kendi sesinize farklı bir dide duymaya alışmanız gerekiyor .Bunu atlattığınız zaman inanın gerisi gelecektir .İlerletmek için yine gramer kelime geliştirme çalışmalarına zamanla devam edebilirsiniz. Önemli olan başlayabilmeniz ve buna korunabilmenizdir . Cesaret gösterin devamı gelecektir.

 

 

Sons of Anarchy

 

‘There is a house in Charming Town

They call the Rising Sun’

Diyerek yazıya başlamak istiyorum.

İzleyenler hemen anladı izlemeyenler için WHITE BUFFALO eşliğinde yazıyı okumalarını tavsiye ederim.

Öyle bir motorsiklet çetesi düşünün ki üyeleri birbirlerine sarılarak seni seviyorum desin ,

Öyle bir dizi düşünün ki içinde rock’n roll,dostluk,aile,sadakat,çete,suç aksiyon,macera,dram gibi kavramların hepsini işlesin

Öyle bir soundtrack düşünün ki hangi şarkının daha güzel olduğuna karar verilemeyecek cinsten

Öyle karakterler düşünün ki daha önce hiç izlemediğiniz türden

Bu liste böyle uzar gider.

Dizi açık ara en sevdiğim dizidir bunu çok açık söyleyebilirim. Biri sorduğunda hiç düşünmeden cevap verdiğim nadir sorulardan biridir.

Diziye başadığımda çok sıkıldıgımı hatırlıyorum ilk sezonun biraz zor olduğunu söylemek gerekiyor. Ama ilerledikçe o ailenin bir bireyi gibi oluyorsunuz ve götü başı satıp hemen bir Harley almak istiyorsunuz. Dizi bu etkide çok açık .

Game of thrones un yıllar içinde asıl karakterlerinı öldürerek şan şöhret olma halinin atası olarak nitelendirebiliriz bu diziyi. Zira GOT da uygulanan bu politika yıllar önce sevgili Kurt Sutter tarafından çokça eleştirimesine rağmen uygulanmıştır.

Bu diziyi izlerken Gemma diye bir karakter var ki yazarken destur çekme ihtiyacı duyuyorum .

Hayatımda izlediğim açık ara en iyi dişi alfa karakterini bu dizide izledim. Hali tavrı duruşu asilliği anneliği karılığı zekilikleri aptallıkları… Yani o kadar çok şey yazabilirim ki hakkında o derece hayranım .Yazarımız Kurt Sutter in gerçek hayattaki eşi olduğu için mi bu kadar mükemmel bir rol onun oldu diye vakti zamanında sorgulamışlığım var ama müthiş oyunculuğu bu sorunun cevabını veriyor.

Dizi bittikten sonra benzer bir cekete sahip oduğumu dolapta hiç kullanılmamış olarak sakladığımı itiraf edıyorum.Manyaklık degil mi olumm ;/

Yazıyı bitirirken sevgili jax i anmadan olmaz onun bu güzel sözleriyle bu güzel diziyi böylece anmış olalım,

”yolda 150 kilometre ile giderken her şey farklı bir hâl alır. egzozlar tüm gürültüyü boğar. motor kalp hızında titreşir. görüş alanın tek anlıktır. ve bir bakarsın yolun üstünde değil, içindesindir. onun bir parçası olmuşsundur. trafik, manzara, polisler… hepsi esen rüzgâra karşı duran karton mankenlere dönüşürler. bazen bu duyguyu unuttuğum oluyor. bu yüzden uzun yola çıkmayı seviyorum. tüm sorunların, hayatın tüm gürültüsü yok oluyor. yolunun üstündekiler dışında hiçbir şey seni ilgilendirmiyor. belki de benim için bugünün dersi budur: bu küçük anlara sımsıkı sarılmak, onlara gereken değeri vermek. ne de olsa onlardan fazla kalmadı.. senin bu hâle düşmeni hiç istemem. seni mutlu edecek şeyleri bulmak bu kadar zor olmamalı.”