KERİMCAN DURMAZ kim değildir ?

 

DJ , TV yüzü , Moda ikonu, make up artist dançı…

Bilemiyorum hangisinde daha iyi veya ünlü olduğunu.Bu ünvanları kullanmak doğru mu bundan da emin değilim.

Henüz çok genç olmasına rağmen milyonlarca takipçisi olan Kerimcan’ın an itibari ile  takibi bırakmam üzerine bu yazıyı yazdığımı belirtmek isterim .

Çokça eleştirilmesine rağmen bazı şakalarına ben de sizinle beraber güldüm fakat, son zamanlarda dikkatimi çeken storylerinde yer alan gece performanslarında hiç bir şey yapmamasına rağmen set in başında çalarmış gibi yapmayı bile bırakarak saçma danslarıyla geceyi geçirmesi ve çılgın kalabalığın bir kaç story çekmek için kulüpleri doldurmuş olmaları beni deli ediyor.

Kerimcan aslında kendine dönüp baksa yaptığının bir sirk gösterisinden farksız olacağının farkındadır ama bunu önemser mi bilemiyorum. Zira gördüğümüz yani onun bize gösterdikleri kulübe geliyor şakalar espriler sahneye çıkıyor setin başına geçiyor ve hiçbir şey yapmıyor .

Halihazırda bu kadar şöhret olmuşken kendini geliştirmek yerine bir de çıktığı sahnelerde  Türkçe şarkı olarak sadece kanka olduğu ünlülerin şarkılarını çalıyor. Taraf oluyor ve bu da benim gözüme hiç hoş görünmüyor.

Elinde sonsuz imkanlar olduğu ortada çünkü kendisi gösteriyor bunu. Keşke bu imkanlarını daha iyi kullansa da mesela Türkiye den çok iyi bir DJ çıkarsaydık. Parası olan herkesin gidip alabileceği türden kıyafetler mücevherler satın alarak ikon olmak çok sıradan bir düşünce gibi geliyor bana. Bir özgünlük yok sadece imkanları olmak var gibi görünüyor.

Sahip olduğu bu şöhretin tadını çıkarmasını keyfine bakmasını dilerim . Ben artık bu boş hayatı görmekten sıkıldığım için takipten çıkardım ama bu tabi ki benim şahsi görüşüm.

Takipte olanlara iyi seyirler dilerim .

 

Siber Zorba Olma!

Siber Zorba Olma! #farkinavar hareketi insanların bu konuda farkındalığını arttırmak için başlattığı, sosyal mecralarda sözlü tacizlerin hızla arttığı bu günlerde zorunlu ihtiyaç halini alan bir kampanya.

Sosyal medya kullanımı annelere dedelere dahi ulaşmıştı fakat gel gelelim yeni neslin bile sosyal medyanın nasıl kullanılacağıyla ilgili ya da nasıl kullanılmayacağı ile ilgili fikri olmadığına.

Ne cüret bilmiyorum tanımadıkları, sadece ekrandan gördükleri birine sosyal medya kullandıkları için onunla iletişime geçmek bir tarafa ama kişinin paylaşımlarının altına kırıcı argo asla iyi niyet dahilinde olamayacak şeyleri yazabilmek .

Şimdi öncelikle bir sorarlar sen kimsin de bunları söyleyebiliyorsun diye. İkincisi bu kadar haz almadığın kişileri takip etmek zorunda değilsin. Ama ben illa takip edeceğim  gıybet yapacağım diyorsan yorum yapmak zorunda değilsin. Çünkü sadece oraya yazdığına kalırsın tabi ki seni dikkate alacak hiç kimse olmaz. En fazla yapabileceğin sinir bozmak olabilir ki böyle bir şeyden beslenen biriysen kendinle ilgili gerçekten endişe etmen gereken şeyler var dostum.

Ayrıca yıl 2017 olmuş hak var hukuk var dijital ortamlarda geçen diyalogları içeren dava konularını incelemeni tavsiye ederim. Orada yazdığın 2 cümle ile mastürbasyon yaparken sonrasında bir dünya mahkemelerle uğraşma ihtimalini de düşünmelisin .

Ama konu aslında şu ki ne gerek var bu tip yorumlara? Gerçekten söylemeden duramaz mısın? Oraya yazdıklarını? Gerçekten kalbin bu kadar kötü ve bu kadar kaba bir birey misin? Ve son soru gerçekten bu kadar işsiz misin ki kötü kalbini herkese göstermek isteyesin ?

5 MAYMUN HİKAYESİ

Pek alinti hikaye paylasmak adetim degildir ama geçenlerde bitirdigim Azra Kohen Sarızeybek’in Fi-Çi-Pi kitap serisinden aklimda kalan beni üzerine uzunca düşündüren bir hikayeyi paylaşmak istedim. Fi-Çi-Pi kitaplariya ilgili yazima surdan goz atabilirsiniz ….. zira okumasinin kolayligi bonusu ile hem cok guzel bir ask hikayesi okursunuz yaninda da bir cok bilgi edinip bir kitapta aradiğınız içeriğin fazlasina sahip olursunuz.

5 MAYMUN HİKAYESİ

Kafesimizin icinde 5 maymunumuz tepede hepsine fazlasiya yetecek kadar muz ve bir adet merdivenimiz bulunuyor. Maymunlardan her biri sirayla tepedeki muza ulaşmak icin merdivenle yukari cikmaya çalişir fakat ne zaman muzlara yaklaşsalar soğuk su ile islatılırlar. Tekrar ve tekrar denerler ama hepsi sırılsıklam olmuştur. Maymunlardan birini dışarı alırlar ve yerine başka bir maymun koyarlar. Yeni gelen maymun heyecanla merdivene koşar yukarı çıkmak ister ama diğer maymunlar onu engeller ve onu dövmeye başlarlar. Islanan diğer maymunlardan birini disari alip yeni bir maymunu kafese koyarlar , maymun hemen muza ulaşmak için merdivene koşar fakat diğer maymunlar onu engeller ve dövmeye başlar en çok döven de ilk yeni maymundur.Islak maymunlardan 3. sü de değistirilir yeni gelen maymunu yine döverler. En başta ıslanan maymunları da degistirirler ve ritüel devam eder.

Artık maymunlardan muza ulaşmak isteyenleri neden dövdüklerini bilen yoktur. Tepelerinde hepsine yetecek kadar muz ve merdiveneri olmasına rağmen hiç biri merdive yaklaşmaz. Çünkü kurallar daha önce belirlenmis adeta bir sürü gibi konulmuş kuralları yargılamadan onlara uyar hale gelmişlerdir. Yapacaklarının sorumluluğunu almak isteyenlere bile engel olunup önleri kesilir hale getirmişlerdir.

Basitçe kendimizi dönüp değerlendirme yapmamız gereken bölüm tam da burası. Neden yaptiğini bilmediğin ama hayatta kalmani sagladığına inandığın düşüncelerin , sorgulamayı çoktan birakmana sebep olmuş hayat tarzina bir katkisi olmasini umarim.

BABALA TV :)

Budabi TV eski adıyla BABALA TV

Son günlerde ciddi anlamda takıldığım, neredeyse tüm youtube videolarını silip süpürdüğüm bır youtube kanalından bahsetmek istiyorum.

Kanalı izlerken ne kadar eğlendiğimi anlatamam ama insanda arka arkaya izleme isteği uyandırıyor dıyeyim siz anlayın.

Fikir olarak aslında hicivden çıkmış olduğunu düşündüğüm tatlı sunuculari Oğuzhan Uğur’un bazen ciddi konuşmalar yapıp unuttuğumuz şeyleri hatırlatması bazen muhabbeti sulandırması daha sonra tekrar geyiğe bağlaması ama her şeyden önemlisi bütün bu geyiklerin içinde genç arkadaşlara vermek istedikleri mesajlara odaklanmak grekiyor.

Bu tip olayları nereye çekersen oraya gider, eğer kanalı izlerken sadece geyik görmek isterseniz geyik görürsünüz Güzel kızlar varmış orda bi bakıp çıkayım derseniz yine siz bilirsiniz,faydalı bilgileri almak isterseniz yine sizin görüşünüzdür. Sonuç olarak herkes kapasitesi kadarını anlarJ

Aşağıya sevdiğim videolarından birini ekliyorum. İzlerken keyif almanız dileğiyle.

https://youtu.be/yKIRHzZmj_g

 

İngilizce Konuşmak İstiyor Ama Konuşamıyor Musunuz ?

Onca kursa gittin evde kendin çalıştın özel ders aldın öğrendin belki ama pratiğe ihtiyacın var. Bir sürü uygulama indirdin yakınlarınla pratik yapmayı denedin vs. Olmadı mı ? Belki de oldu .

Öncelikle aynı süreçlerden benim de geçtiğimi süreçlerin doğru olduğunu temelde ingilizce öğrenmenin kişinin kendi çabası ile ilgili olduğuna inananlardanım .

Lise üniversite özel dersler kurslar… Bunların hepsini bende denedim evet doğru öncelikle oturtmamız gereken bilgiler var ve bunun için oturup çalışmamız gerekiyor.

Peki bunların hepsini yaptım ama hala öğrenemedim hala konuşamıyorum diyenleriniz için de şunu diyebilirim; Kesinikle eksiklerin var bu grameriniz de olabilir ya da pratiğimizde olabilir.

 

Her şeyi yaptınız ama konuşamıyorsanız kesinlikle pratikle ilgili sorununuz var bunu da halletmenin bir kaç yolu var ki bunlar ;

Ayna karşısında belli diyalogları kendiniz çalışmak .

Bu konuda iyi olduğu düşündüğünüz birini esir almak.

Metropol de yaşıyorsanız her gördüğünüz turistle muhabbete dalmak .

İmkanınız varsa muhakkak yurt dışına gitmek ki bu en hızlı yöntemdir .

Dizi izleyin film izleyin bunlar dublajsız olsun falan bunları hiç söylemiyorum bile.

 

 

Dil öğrenme sırasında en buyuk yaşanan sıkıntı kişinin utanması hata yapacağını düşünmesidir . Bu konuda rahat olmak gerek. Etrafınızda sürekli sizi düzeltmeye çalışan insanları da dikkate almayın. Bu konuya ayrıca garezim olduğu için ayrı bir yazım bulunuyor şuradan bakabilirsiniz …………

 

Konuşmaya başlayabilmeniz için kendi sesinize farklı bir dide duymaya alışmanız gerekiyor .Bunu atlattığınız zaman inanın gerisi gelecektir .İlerletmek için yine gramer kelime geliştirme çalışmalarına zamanla devam edebilirsiniz. Önemli olan başlayabilmeniz ve buna korunabilmenizdir . Cesaret gösterin devamı gelecektir.

 

 

Sons of Anarchy

 

‘There is a house in Charming Town

They call the Rising Sun’

Diyerek yazıya başlamak istiyorum.

İzleyenler hemen anladı izlemeyenler için WHITE BUFFALO eşliğinde yazıyı okumalarını tavsiye ederim.

Öyle bir motorsiklet çetesi düşünün ki üyeleri birbirlerine sarılarak seni seviyorum desin ,

Öyle bir dizi düşünün ki içinde rock’n roll,dostluk,aile,sadakat,çete,suç aksiyon,macera,dram gibi kavramların hepsini işlesin

Öyle bir soundtrack düşünün ki hangi şarkının daha güzel olduğuna karar verilemeyecek cinsten

Öyle karakterler düşünün ki daha önce hiç izlemediğiniz türden

Bu liste böyle uzar gider.

Dizi açık ara en sevdiğim dizidir bunu çok açık söyleyebilirim. Biri sorduğunda hiç düşünmeden cevap verdiğim nadir sorulardan biridir.

Diziye başadığımda çok sıkıldıgımı hatırlıyorum ilk sezonun biraz zor olduğunu söylemek gerekiyor. Ama ilerledikçe o ailenin bir bireyi gibi oluyorsunuz ve götü başı satıp hemen bir Harley almak istiyorsunuz. Dizi bu etkide çok açık .

Game of thrones un yıllar içinde asıl karakterlerinı öldürerek şan şöhret olma halinin atası olarak nitelendirebiliriz bu diziyi. Zira GOT da uygulanan bu politika yıllar önce sevgili Kurt Sutter tarafından çokça eleştirimesine rağmen uygulanmıştır.

Bu diziyi izlerken Gemma diye bir karakter var ki yazarken destur çekme ihtiyacı duyuyorum .

Hayatımda izlediğim açık ara en iyi dişi alfa karakterini bu dizide izledim. Hali tavrı duruşu asilliği anneliği karılığı zekilikleri aptallıkları… Yani o kadar çok şey yazabilirim ki hakkında o derece hayranım .Yazarımız Kurt Sutter in gerçek hayattaki eşi olduğu için mi bu kadar mükemmel bir rol onun oldu diye vakti zamanında sorgulamışlığım var ama müthiş oyunculuğu bu sorunun cevabını veriyor.

Dizi bittikten sonra benzer bir cekete sahip oduğumu dolapta hiç kullanılmamış olarak sakladığımı itiraf edıyorum.Manyaklık degil mi olumm ;/

Yazıyı bitirirken sevgili jax i anmadan olmaz onun bu güzel sözleriyle bu güzel diziyi böylece anmış olalım,

”yolda 150 kilometre ile giderken her şey farklı bir hâl alır. egzozlar tüm gürültüyü boğar. motor kalp hızında titreşir. görüş alanın tek anlıktır. ve bir bakarsın yolun üstünde değil, içindesindir. onun bir parçası olmuşsundur. trafik, manzara, polisler… hepsi esen rüzgâra karşı duran karton mankenlere dönüşürler. bazen bu duyguyu unuttuğum oluyor. bu yüzden uzun yola çıkmayı seviyorum. tüm sorunların, hayatın tüm gürültüsü yok oluyor. yolunun üstündekiler dışında hiçbir şey seni ilgilendirmiyor. belki de benim için bugünün dersi budur: bu küçük anlara sımsıkı sarılmak, onlara gereken değeri vermek. ne de olsa onlardan fazla kalmadı.. senin bu hâle düşmeni hiç istemem. seni mutlu edecek şeyleri bulmak bu kadar zor olmamalı.”

Sense 8 3. Sezon Geliyor Mu?

Sense 8 3. Sezon Geliyor Mu?

Benim de sıkı takipçisi olduğum Netflix in popüler dizilerinden Sense 8 bu yılın başında iptal edilmişti ve dizi maliyetlerinin çok yüksek olduğu gerekçesi ile 3. Sezonun çekilmeyeceğini bildirmişlerdi.

2.sezonun herkesi merakta bırakan sezon finali ve hayranlarını büyük hayal kırıklığına uğratan 3. Sezonun çekilmeyeceği açıklaması dizinin hayranları tarafından  büyük tepki ile karşılandığında Netflix geri adım attı .

Dizinin yapımcısının verdiği röportajda bütçenin çok bulunmasına rağmen yeni sezon için senaryo çalışmalarına başlanıldığı haberini verdi.

 

Üçüncü bir şahıs gibi konuşan Lana; “O şu an yazıyor çünkü hayranlarının diziye daha fazla hayran katmaya çalıştığının farkında. Lana devam ediyor ve kocaman bir üçüncü sezon yazıyor.” dedi.

Yani yeni bir sezon olabilir mi? Hayranların tekrardan ses çıkarma vakti geldi!

Netflix’in diziye son bir iki saatlik bölüm çekeceği haberi patlak verdiğinde Wachowski hayranlar için;

“Dizi için yazılan tutkulu mektuplar, verilen dilekçeler ve topluca çıkarılan ses kimsenin beklediği bir şey değildi.” betimlemesinde bulunmuştu.

“Netflix’in (inanın bana onlar da diziyi çok seviyor fakat sayılar oldukça meydan okuyucu.) seneye iki saatlik özel bir bölüm yayınlayacağı haberi beni gerçekten tatmin etti.”

“Bu deneyim bana şunu öğretti, ne olacağını ASLA bilemiyorsunuz.”

Alıntı: Gmag

 

Yapması Keyif Veren 7 Şey

  1. Çiçek yetiştirin: Kadın ve ya erkek gözetmeksizin tercih edilebilecek en güzel zevklerden. Balkonunuzu varsa eğer bahçenizi botanik bahçesine dönüştürebilirsiniz ve inanın bakımı zor değil Sadece istemek önemli . Bir canlıya karşı sorumluluk amanın da en basit yoludur diye düşünüyorum .Onların gelişimini izlemenin verdiği zevkin paha biçilemez olduğunu göreceksiniz. Ayrıca o kadar çok alternatif var ki tercih edebileceğiniz bu bir gül ağacı da olabilir bir bonzai ağacı olabilir. Bu alternatifi değerlendirmenizi şiddetle tavsiye ederim.
  2. Sigara içiyorsanız aromalı olanlardan tütün ürünlerinde damak zevkinize göre alternatiflere yönelip kendinize arada sırada jest yapabilirsiniz.
  3. Çay kahve seviyorsanız bununla ilgili standart markalardan ziyade diğer alternatiflere yönelip evinizde damak zevkinize göre seçimler yapabilir bir frenchpress veya ortalama bir kahve makinesi  ile bu keyfinizi evde de sürdürebilirsiniz.
  4. Tütsü ya da mum : Kendi zevkinize göre aynı zamanda görselleştirebileceğiniz de bir zevk. Güzel kokulara kimse karşı koyamaz . zevkinize göre bir kaç alternatif denedikten sonra tarzınızı bulacağınıza eminim .
  5. Tatlı yapmak : Mutfağa çok giren biri olmanıza gerek yok . İnternette sevdiğiniz bir tatlının bu bir browni olabilir bir sufle olabilir tamamen zevkinize kalmış , tarifini alıp keyifli olduğunuz, o gün iyi hissettiğiniz ya da sevdiğiniz birine jest olarak size özel, demek istediğim spesiyal olacak türde bir tatlı ile gününüze bir tat katabilirsiniz.
  6. Hayvan sahiplenmek : bu sanırım listenin en güzeli olurdu imkanı olan herkesin bir hayvan sahiplenip hayatına katması . Şartlar her zaman imkan vermiyor farkındayım ama bakabileceğine inanan imkanı olan ve özelikle benim fikrime göre yalnız yaşayanların şiddetle düşünmesi gereken bir alternatif.
  7. Etamin –Kanaviçe : Bunu bir çeşit meditasyon olarak da görebilirsiniz . Yeterli sabra sahip insanların çok düşük maliyetlerle çok yaratıcı ürünler ortaya koyabileceği hatta bunları satıp para kazanabileceği bir alternatif .Bunu gün içinde kendinize ayırdığınız bir bölüm olarak görüp üzerinde çalışıp geliştirebilirsiniz.

Benim özel zevklerimi sorarsanız aslında yukarıda sıralananların hemen hepsini içeriyor, Kendi zevklerimi sizinle paylaştım ki belki arayışta olan birileri varsa faydası olsun. Sizlerin de önerileri olursa aşağıya yorum bıraakırsanız gerçekten çok sevinirim .

Keyifli günler

Toplum İçinde Nasıl Oturacağımızı Öğrenelim

çok yakın zamanda 2018 yılına gireceğiz fakat bazı alışkanlıklarımız var ki bunlar orta çağ hatta belki yontma çağ devrine ait olabilir ama asla değiştirmeye niyetimiz yok gibi.

Arkadaşlar bu sözüm otobüste metroda herhangi bir toplu taşıma aracında yayılarak oturan herkese geliyor. Yapma! Arkadaşım yapma . Hiç hakkın yok yanında oturanları rahatsız etmeye. Sen daha rahat oturup da rahat edeceksin diye başkasını rahatsız etmeye hiç hakkın yok .

Öyle ki aslında bu sorunu sadece biz yaşamıyoruz.İspanya da yapılan kampanyalar sonucunda otobüs ve metrolara gerekli reklam ve uyarı levhaları yerleştirilmiş

Yıl 2017 uzaya seferler düzenleme üzerine girişimlerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İnan biz de memnun değiliz bunların konuşulmasından fakat bunları düzeltmek zorundayız. Muhtemelen sen değil de o bir arkadaşın yapıyordur bunu sen yapmazsın bilirim. Uyar o arkadaşını çünkü rahatsızlık verdiğinin farkında değil bir farkına varsa belki yapmaz zaten.

Ha diyebilirsin ki sen neden söylemiyorsun madem o kadar rahatsızsın. Şu cevabı vermek isterim Sen hiç haber izlemiyorsun sanırım .Her gün kafası atan onu kesiyor bunu yaralıyor diğerini bıçaklıyor .Biz de bazı şeylere sesimizi çıkarsak da korkar olduk .Deli mi karşımızdaki manyak mı söylediğini dikkate alıp da toparlanır mı ağzımın ortasına bi tane çakar ı korkusuyla kimseye bir şey söyleyemez olduk .Bunun için de ayrıca tebrik ederim . Bu da ayrıca bir başarı hikayesidir modern kadının zorbalar karşısında korkudan bir şey söyleyememesi. Bunun üzerine de sayfalarca yazı yazabilirim ama şu sözü hatırlatmak yeterlidir sanırım.

‘Cahille tartışmaya girmeyin zira ben hiç kazanamadım’